Kayıtlar

Kitap: Mart 2018'de Neler Okudum? | Book: What I read in March 2018?

Resim
Agatha'nın Anahtarı - Ahmet Ümit İlk Ahmet Ümit kitabımı neye göre seçtim derseniz içerisinde Agatha Christie geçmesi. :) Kitap kısa kısa öykülerden oluşuyor. Okunması rahat sürükleyici ve zaten kısa bir kitap. Bayılmadım ama sevdim. English name of the book: The Key of Agatha If you ask me how I choose the first read Ahmet Ümit's book, I choosed because of the name of the book contains "Agatha Christie" :) The book consists short stories. It is easy to readable, page-turnered and already a short book. I did not very fond of but I like it. Deli Çocuğun Güncesi - Özgür Bacaksız Bu kitapta yazılanların paylaşılması için kağıtların kullanılmasına gerek var mıydı bilmiyorum. Hem de bolca boşluk bırakılarak harcanmış sayfalar... Sanki aralara zorla yerleştirilmiş alıntılar ve nedense zorlama yazılmış hissi uyandıran cümleler... Sevmedim. English name of the book: Mad Child's Diary Was it necessary the use of papers to share what's written in the b...

Seyahat: Abant - Mudurnu - Göynük - Beypazarı (Hafta sonu Turu)

Resim
Abant Hafta sonu tatili için çıktığımız yolda ilk durağımız Abant Gölü. Beklediğimin aksine etrafta hiç kar yoktu sadece dağın eteklerinde hafif beyazlıklar vardı bu yüzden hayal kırıklığına uğradım diyebilirim. Öncelikle Abant Tabiat Müzesi'ni(ücretsiz) gezdik, burada bir çok doldurulmuş hayvan görebiliyorsunuz. Gözlerindeki boncukları saymazsanız oldukça gerçekçiler. :) Göl etrafında yürüyüş yapıp, fotoğraf çektikten sonra göl kenarındaki bir restoranda kahvemizi içtik(10₺) ve Mudurnu'ya doğru yola çıktık. Abant'a gittiğinizde bolca fayton ve at göreceksiniz tabi aynı zamanda zavallı atların ne kadar kötü bir durumda olduğunu... Mudurnu Zamanında Dünya'ya iğne ihraç eden Mudurnu'ya vardığınızı nereden mi anlıyorsunuz o meşhur "Yumurta Tavuktan, Piliç Mudurnu'dan" heykelini gördüğünüz zaman .:) Şehir içinde dolaşırken hafta sonu olmasına rağmen hiç kalabalık değil ve gezenler ya turist ya da şehrin erkek halkı. Evler aynı Safran...

Kitap: Şubat 2018'de Neler Okudum?

Resim
Öncelikle ne okuyamadığımdan bahsetmek istiyorum; Bela Davulları - Figen Alkaç Kısa kısa öykülerden oluşan bu kitabı ancak ve ancak yarısına kadar okuyabildim. Çok çalıştım bitirmeye ama ı-ıh yok olmuyor. :( Cümleler devrik ve uzun sanırım sanatsal bir anlatım var ama o sanat anlayışı bende yok ayrılıyoruz seninle... Yalnızlığın Başkenti - Hüseyin Cengiz Cemal Süreya'nın yaşamından anlar sunan bu kitap oldukça sürükleyiciydi. Özellikle yaşanmış hikayeleri okumayı sevenler için birebir. Ancak Hüseyin Cengiz kitabın başında bazı olayların kurgu olduğundan bahsediyor. Yine de okumaya değer. Kitabı okurken şunu fark ettim ki Cemal Süreya ile tanışma fırsatım olsa sanırım onunla pek anlaşamazdım. Nedense şairlerin hep uysal, sakin ve minnoş oldukları düşüncesine kapılıyorum. Aksine Cemal Süreya öfke problemi yaşayan biri, yaşadığı her olayla ilgili düşüncesini şiirlerine yansıtırken yüz yüze iletişimde ve özel yaşamında anlaşması zor bir insan olarak tasvir edilmiş. B...

Kitap: Ocak 2018'de neler okudum?

Resim
Siyah Kuş - Jennifer Lauck  Kitabın konusu aslında kısa bir biyografi tadında, yazar 7 ile 10 yaşı arasında yaşadıklarını çocuk bakış açısı ve yazı dili ile bizlere aktarıyor. Kitapta belli bir kısma gelene kadar açıkçası bunların yazarın gerçek hayat hikayesi olduğunu bilmiyordum ve bunlar da pişmiş tavuğun başına gelmez ne dramdır arkadaş diye okuyordum. Sonrasında içim parçalanarak ama çok da merak ettiğim için olayları bir solukta okuyarak bitirdim kitabı. Kitabın en ilgi çekici yanı küçük yaşta bir çocuğun büyüklerden çok daha mücadeleci ve hayatta kalma hevesinin olması bence. Ah vah etmeden, dibe saplanmadan sadece olayı kabullenip bir şekilde o hayata devam edebilmek ve ayakta durabilmek. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum ve yazarı hayatının geri kalanını da oldukça merak ediyorum. Belki bir gün tüm hayat hikayesini de kaleme alır.         Funda - Kerime Nadir Okumaya başladığınızda konusu gerçekten ç...

Dizi: The Crown

Resim
Adından son dönemlerde sıklıkla söz ettiren Netflix dizisi The Crown'da Kraliçe II. Elizabeth'in hükümdarlığı zamanındaki siyasi ilişkileri ve Windsor hanedanlığının aile ilişkileri anlatılıyor. Kitaplarda olduğu gibi film ve dizilerde de gerçek yaşanmış olayların anlatılmasına bayılıyorum. Siyaseti pek sevmeyip, anlamıyor olsam da dizide diğer olaylarla o kadar güzel harmanlanmış ki hem bilgileniyor hem de sıkılmadan izleyebiliyorum. Benim ilgimi daha çok çeken kısım ise; babasının ölümüyle birlikte bir anda kendini Kraliçe olarak bulan II. Elizabeth'in eski yaşamı ile yeni yaşamı arasında çektiği sıkıntılar ve bunlarla nasıl başa çıkabildiği. Kraliyet her şeyin önünde duruyor ve siz ne bir eş, ne bir anne ne de kardeş olarak istediklerini yapabiliyorsunuz. 2 sezonu yayınlandı ve her sezon 10 bölümden oluşuyor. Ben henüz 1. sezonunu bitirdim ve 2.'yi izlemeye nasıl kıyacağım bilmiyorum. Oyuncuların ne kadar başarılı olduğundan bahsetmeden geçemeyeceğim, tüm...

Atatürk Arboretumu

Bu yazımda size bir mekandan bahsetmek istedim. Mekanımızın adı adından da anlaşılacağı gibi Atatürk Arboretumu fakat ben hala bir yerlerde söz etmek istediğimde Atatürk Arboregtklmfk diyerek sonunu getiremiyorum :) Yeşili, doğayı, sakinliği seven kişiler gitsin öncelikle yoksa çok fiyasko bir gezi olabilir farklı karakterlerdeki insanlar için. Mekana giriş ücretliydi sanırım ama makul bir fiyattı. Atatürk Arboretumu'nun özelliği çeşit çeşit bitkilerin, ağaçların; bunların isimlerinin ve özelliklerinin yazılmış olması. Atatürk Arboretumu'nun varlığına internette yaptığım araştırmalar sonucunda ulaştım. Gittiğimde mayıs ayıydı sanırım. İlkbahar ve sonbahar gidilebilecek en güzel mevsimler bence :) İstediğiniz gibi dolaşabiliyorsunuz. Bir kere mis gibi bir havası var :) Ama en güzel yeri bence göletinin olduğu yer. İçinde ördekler, kazlar, kaplumbağalar mevcut. Özellikle salkım söğüt ağacının dallarının düştüğü bankta yerinizi kapıp saatlerce huzurlu vakit geçirebilirsiniz. ...

Seyahat: Lviv'de 5 gece 4 gün

Resim
22-27 Aralık 2017 Lviv seyahatim sırasında neler oldu, nereleri gezdim, neler yedim, ne kadar para harcadım? Hazırsak başlıyorum #andletswebegin 22 Aralık 2017 Cuma Atatürk Havalimanı 19.35 uçağı ile Lviv'e doğru yola koyulduk. Herhangi bir rötar vs. yaşamadık. Yolculuğumuz yaklaşık 1 saat 40dk sürdü. Arkamızda oturan bir arkadaş grubunun devamlı ayakta dolanıp konuşmalarını saymazsak rahat bir yolculuktu diyebilirim. Pasaport kontrolünde sağolsunlar bizi geçirmeyip sol tarafa haydi bakayım gülüm diyerek ayırdılar. Dönüş bileti, otel rezervasyonu ve yanımızda ne kadar para getirdiğimizi sordular hatta direkt göstermemizi isteyip onların fotoğraflarını çektiler. Sonuç olarak tabi ki ülkelerine aldılar ama olan bizim 1 saatimize oldu. Otel rezervasyonunu yaptırdığımız yerden transfer talebi de istemiştik. İlk defa havaalanında elinde ismimi tutan bir amca tarafından karşılandım, allahım ben de bugünleri görecek miydim! :) Yaklaşık 15-20 dk içerisinde otelimize ulaştık. Otel de...