Kayıtlar

Film: La La Land

Resim
Müzikal film ile tanışmam ilkokul yıllarıma dayanıyor. Tahmin edilebileceği gibi Grease! Müzik, dans ve oyunculuk bir arada tüm yapmak istediklerim olup hiçbirine yeteneği olmayan bir ben! Peki bence bir müzikal filmi iyi yapan şey nedir? - Karakteri kendiniz gibi hissetmek, sahnedeki sanki sizmişsiniz gibi filmi yaşamak. Evet La La Land filmi bunu hakkıyla yerine getiriyor. Bunda başrollerin katkısı elbette yadsınamaz. Zaten en kötü oturun Ryan'ın yakışıklılığını Emma'nın güzelliğini izleyin. İlginizi çekmedi mi gözlerinizi kapatın müziklerini dinleyin. Kısaca bu filme bir şans verin. :)

Kitap: Bir vazgeçiş öyküsüydü bizimki

Yalnız olmadığımı düşünmek istiyorum, herkes seviyor olamaz değil mi? Franz Kafka / Milena'ya Mektuplar kitabından bahsediyorum. Bitmiyor ömrümden ömür, kalbimden huzur gitti yemin ederim bitmiyor kitap. İçimi karartıyor, kalbimi sıkıştırıyor, uykumu getiriyor yine de bitmiyor. Çok çabaladım seni yeneceğim, bitireceğim dedim ama artık ayrılma vakti. Vazgeçiyorum senden, sen benden daha iyi okuyuculara layıksın. Senin lisanına yakışır davranamadım, o duygu yoğunluğuna erişemedim. Özür dilerim. Hoşçakal...

Goodreads App

Resim
Bu yazının ilginizi çekmesi için kitap okumayı seviyor olmanız gerekiyor. Hele bir de unutkansanız bu yazı tam sizlik. Başlıkta bahsettiğim Goodreads'i kitaplar üzerine kurulmuş sosyal bir platform olarak tanımlayabilirim. Normalde okuduğum kitapları kaydetmek ve kitap yorumlarına ulaşmak için Vikitap platformunu kullanıyordum ve seviyordum. Ama ne yazık ki kendisinin app i bulunmuyor. Artık bilgisayar kullanımımı sadece iş yerine indirgediğim içinde bu iş canımı sıkmaya başlamıştı. İş yerinden bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Goodreads uygulamasını indirdim. Vikitap'ta olduğu gibi okuduklarını, şu an okuduğunu ve okumak istediğin kitapları kaydedebiliyorsun. Kendine senelik kitap okuma hedefi belirleyebiliyorsun. Benim esas istediğim şeyler de bunlar zaten. Bunun dışında; arkadaş ekleme, kitaplara yorum yapma, değerlendirme, mesajlaşma, gruplara katılma gibi biraz Facebook'u andıran özellikleri de mevcut.  Facebook ve telefon rehberinde kayıtlı kişi...

Korkuyor / William Shakespeare

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.  Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.  Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.  Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.  Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için.  Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için.  Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermedigi için.  Ve ölmekten korkuyor aslında yaşamayı bilmediği için.

Dizi: Mozart In Jungle

Yeni yeni nefes almaya başladığım bir haziran gecesinde nerde benim dizilerim, fimlerim, kitaplarım moduna gelmiştim. Seda demiştim silkelende kendine gel. Uzun zamandır bıraktığım dizi serüvenine yeniden atılmak üzere benim baş tacım canım arkadaşım nalişimden bir sürü dizi ve film önerisi aldım. Listemi oluşturdum ve torrentin sıcak kollarına kendimi bıraktım. Here we go!  İlk tercihim şu an henüz birinci sezonunu tamamlamış 10 bölümlük bir dizi oldu. Kendisiyle böyle tanıştık. "Mozart In Jungle" adlı dizi tüm sezonu bir gün içerisinde bitirdiğim dizi olarak tarihe geçmiş bulunmakta... (28 Haziran 2015) Sanatla, klasik müzikle ilgim ve bilgim çok fazla yok. Yani bu sevmediğimden değil o mertebeye erişemediğimden. Ama keman sesine ölür de biterim oldum olası... Bu diziyi de özellikle müziklerinden ötürü silip süpürdüm, ardı ardına izledim. Sadece müzikle bu kadar akıp gitmesi mümkün değildi tabi, senaryosu, oyuncuları da bir o kadar iyiydi. Umarım ikinci sezonu bi...

Wiz Khalifa - See You Again ft. Charlie Puth

Resim
Her ne kadar Fast and Furious serisini tamamiyle izlememiş olsam da, Paul Walker hayranı olmasam da, klibi izleyince gözlerin dolmaması mümkün değil. Ama şarkı zaten efsane, Charlie Puth'u da ilk defa  duydum ama sesine hayran olunası...

Neler Oluyor Hayatta?

Başkalarının hayatını bilmemde ben baya yoğunum arkadaşlar. O spordan bıkkın ama umutlu kız vardı ya heh o öldü bilin istedim. Evet artık açıklayabilirim, sporu bıraktım :( Ama istemeden oldu aslında. Sporu bırakmamın sebebi iyi bir nedene bağlı; işe başladıııımm. Yoğunluktan ölünce tabi spora zaman kalmadı, kaldı da bende gidecek hal kalmadı. Muhteşem iş çıkışı zincirlikuyu metrobüs maceramdan sonra bir de üstüne spora gitmek, ruhumu teslim etmekle eş değer gözüktü gözüme :( Aslında gene giderdim, sırf çalışsaydım. Ama pazartesi okul, salı ve çarşamba sabahtan staj sonra iş, perşembe cuma da full iş. Hafta içi baya ölü, hani desem ki hafta sonum bana kalacak dinlenebilicem yok. Hafta sonu da projedir, ödevdir carttır curttur. Kısacası bende bahane çoktur. Tabi burayı da baya ihmal ettim. Canım sağolsun bence.. Arada şuradan da bir şeyler paylaşabiliyorum. Sağlıcakla kalınız efenim.